17 Nisan 2011 Pazar

Kuzen

şarap içmek istediğinizde "son kullanma tarihi geçmiş olmasın bunun" deyip (şarabın yıllanmasını anlatamam bu saatte ona) tirbuşonu eline verdiğinizde ise "bu, açtığın zaman köpürenlerden değildi de mi" diyen cengaver. 
ulan, bilginin ne boktan bir şey olduğunu ıspat ediyor bu adam bana. bırak birileri bilsin bir şeyleri sen ise onların sırtından yaşa gitsin. ne gerke var o kadar hamallığa, nasılsa bildiğini karşıdakinin tepesinden aşağı kusmak için birileri sıraya girmiş.

cebine 3 kuruş para girse gidip de jöle ya da briyantin alıp, cebine 3 kuruş para girdiğinde hemen bir tişört alabilen, "neden gereksiz harcama yapıyorsun" dediğimde ise "bana para verme, ben harcamamış duramıyorum, para bana fazlalık geliyor" diyen bir organizma.

şu koca ömrü siktiriboktan bilgilerle ve hassasiyetlerle çürüttüğüm için allah benim belamı vermesin de kimin belasını versin. belki de vermiş haberim yok. bir de şarap içerken dinlediği bir şarkı var ki o da fena gitmiyormuş gecenin şu saatinde. ya dünyada ilk kez rakı kadehinde şarap içip, şarabı da arabeskle içip kafayı bulmak üzere olduğumdan keyfim gıcır ya da... bilemiyorum açıkçası.

***

"bir ayrılık şarkısı seç,
sessizce çal benim için.
yüreğin ellerimde,
öylece kal benim için.
aynanın karşısına geç,
yüzüne bak benim için.
eğer ki ağlıyorsan,
bu yaşlar bizim için.

***

http://www.youtube.com/...play=true;showoptions=false

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder