öyle değil işte. insansın ırzını sikeyim. etli-butlu, kanlı-canlı, duyguları ve hisleri olan bir et yığınısın. canın acıyor gece olduğunda. gündüz sorun yok. çünkü etrafında seni meşgul edecek fazlasıyla ses ve görüntü var gündüz. peki ya gece? gecenin o kendine has öldürücülüğü? gecenin kendine has uğultusu? karanlığı? boşluğu?
tek bir şeyden ibaret oluyor yalnız insan, gece olduğunda. tek bir uzuvdan. gözlerimi bilirim ben. tek bir nokataya kilitlenip kalan gözlerimi. bedenimin tamamının bir anda yok oluşunu. ellerimi bir de. küçük kedimi okşarken, yedi milyar asalağı düşünüp, yedi milyarına aynı anda küfrederken sadece sol elimin altındaki küçük kedimin boynunda gezişini. ve kendimi sol elimden ibaret sayışımı.
güzelmiş yalnız yaşamak! siz ne bilirsiniz ki zaten! kadınlığı annenizden, erkekliği ise arkadaşlarından öğrenen koca bir sürüsünüz. bilmezsiniz siz. gecenin dört buçuğunda polis kapınızı çalsa altınıza sıçarsınız. ama hiç düşünmezsiniz; ulan polisi bu saatte kapıma getirecek kadar hareketli bir hayatım yok ki benim. cesaretsizliğiniz toprak olup da üstünüze örtüldüğünden, saklanırsınız aslında. yalnızlık ve yalnız yaşamak kamuflajınızdır. bu yüzden rahat ettiğinizi sanıp, konforlu yaşadığınızı kendinize telkin edip, söylediğiniz yalana ilk siz inanırsınız.
makyajla uyur kadınlarınız. erkekleriniz ise grand tuvalet. işte bu hale sokar yalnız yaşamak sizi. yemekleriniz interaktif sepetlerden gelir, aşk ve seks ihtiyacınız ise gri ekranlardan.
insan olduğunuzu unutursunuz gram gram. dirhem dirhem. morfin yemiş hayvanlar gibi yaşarsınız hayatı. hissiz ve ruhsuz. öfkeniz bile kalmamıştır içinizde. işte bu yüzden modern çağın vebaları ise size ilaç gibi gelir. siz de yutarsınız. hiç dokunmaz ama. ne midenize. ne de kalbinize.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder