26 Haziran 2010 Cumartesi

genç ölmek

mrendiğim insanlar.. toplumun büyük bir çoğunluğunun saygı duyduğu yaşlı insanlar bir şekilde itici geliyor bana.. bu iticilik ilk ve kaba anlamıyla algılandığında biraz sırıtan bir durum yaratsa da öyle değil..
bir toplu taşıma aracında kendilerine yer vermemek için kendime haklı nedenler çıkardığım yaşlı insanlar konusundaki muzdariplikten çok öte bu.. varoluş denen bu hengameden ise bir beden geride..
sadece benim sonuna kadar algılayıp sonuna kadar iliklerimde hissettiğim durum..

cazip geliyor işte bana.. ölüm karşısında kişinin ölüm stili önemli değilken gençken ölen hiçbir insanın ölüm stili de beni bağlamıyor.. ister şehit olsun, ister trafik kazasında can versin, isterse boktan bir hastalıktan hayata yumsun gözlerini..
hiçbiri ama hiçbiri önemli değil.. intihar edenler hariç.. onları elimle ayıklayıp göğsüme bastırıyorum ben..

toplumun ayıplayıp da dinlerin günahkar saydığı o insanları ben içime sokmak istiyorum çıplak ellerimle.. hayatı huysuz bir fahişe gibi artlarında bırakıp da azraille dans edip, dudaklarına gömüldükleri için..
ruhumdaki onulmaz ve önlenemez ölüm histerikliği karşısında bu kadar cesur ve onurlu oldukları için.. hiçbir şeyin tercih edilemeyen ve seçilemeyen bir olgu olduğu şu yaratılışta en azından ölüm stillerini kendileri seçip, ölüm tarihlerine karar verdikleri için..

hepsinin günahı boynuma.. şeref madalyası olarak taşımazsam namerdim.. onlar olmadığı sürece şu yaratılışta, onların yerine çekilecek ağız kokularını çekip, yaşanabilecek tüm rezillikleri sırtlanmazsam namerdim..
sıkışıp kalmışken ölümle yaşam arasında, sıkışıp kalmışken geçmişle gelecek arasında, her birinin yaşayamadığı, diğer insanlar nazarında yaşamaktan yorulup, yaşamaktan korktukları varsayılan bu insanların ardından edilecek tüm küfürleri, hakaretleri ben kabul ediyorum..

hatta kendimi düşünsel çukurlara belden aşağı gömüp, recm edilmeyi bekliyorum.. yeter ki bu insanlara laf edilmesin.. ahları alınıp, bedenleri de ruhları gibi çürümeden bu dünyadan bir şekilde göçtükleri için onursuzca davranılmasın.. ruhlarına gösterilmeyen saygı ve şefkat gencecik bedenlerine gösterilsin diye..

karşınızdayım.. tam burnunuzun ucunda.. kulağınız dibinde.. gözünüzün bebeğinde.. size, sizden daha yakınım.. tanrı gibi.. belki de şah damarınızda..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder